KÖYÜM BÜYÜKKARAPINAR Hasan ŞİMŞEK

  • Skip to content
  • Ana menü bloğuna geç ve giriş yap.

Blok arama görünümü

Dolaşım

Arama

Buradasınız: Home

Ana Menu

  • Anasayfa
  • Büyükkarapınar Yazıları
  • Büyükkarapınar Kitabı
  • Basında Büyükkarapınar
  • Biyografik Eserlerim
  • Eğitim Danışmanlığı
  • Genel Yazılarım
  • Köyümüzden Haberler
  • Kim Kimdir?
  • Akademisyenlerimiz
  • Fotoğraflar
  • İletişim
  • Teşekkür

Anasayfa

ERMENEK’TE FAKÜLTE AÇILMA TALEBİ VAR MI?

  • Yazdır
  • E-posta
Detaylar
Kategori: Köşe Yazılarım
Yayın tarihi: Çarşamba, 12 Haziran 2013 00:00
Yazar: hasan-simsek
Gösterim: 2450

ERMENEK’TE FAKÜLTE AÇILMA TALEBİ VAR MI?

Büyüklerimiz,

“ Ermenek’e fakülte ya da yeni yüksek okul açılması hiç de ekonomik değil, hem de nüfusu yeterli değil. Bunun da ötesinde açılacak okullara hoca bulunmuyor. Bulun hocayı açalım okulları ! “  Söylemleri gayri ciddi söylemlerdir. Okulu açan irade hocayı da bulur. Siz biliyor musunuz? ODTÜ ilk açıldığı yıllarda akademisyen olmayan uzman kişiler de orada derse giriyordu. Eski cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel ve Turgut Özal ilk akla gelen isimler arasında.

Ermenek Yüksek Okulu açılış çalışmalarında, Prof Dr. İbrahim Ceylan, Prof Dr. Tahsin Kesici, Halit Bardakçı, dönemin Ermenek Belediye Başkanı Halil Akbulut, Konya Sanayi  Odası Başkanı Hüsnü Polat, Ermenek’teki adını hatırlayamadığım bir çok sivil toplum örgütleri ve kişiler  el ele, gönül gönüle vererek Ermenek’te Yüksek Okulun açılmasını sağlamışlardı. Ermenek Yüksek Okulu’nun  açılış evreleri  bürokrasinin dikenli yollarını adım adım aşarak gerçekleştirilmiştir. Ermenek Meslek Yüksek Okulu 21 Mart 1991 tarihinde resmen eğitim ve öğretime başlamıştır.  Bu açılış çalışmalarında Selçuk Üniversitesi Rektörü Halil Cin’in adını da şükranla yâd  etmek gerek.

Ermenek’te Yüksek Okulun açılışında Emeği geçen herkese Taşeli’nin bir bireyi olarak teşekkür ederiz. Şimdi böyle bir ön hatırlatma yaptıktan sonra Ermenek’te ikinci bir Yüksek Okul veya Fakülte açılır mı açılmaz mı? Onun tartışmasını yapmadan önce Selçuk Üniversitesi’ne bağlı olarak Karaman merkezdeki yüksek okul Ermenek’ten bir yıl önce faaliyete geçmiştir. Şimdi  Karaman Merkez’de Üniversite’ye bağlı 6 fakülte vardır. Ermenek merkezde ise ön lisans ( liseden sonra iki yıllık eğitim ) eğitimi yapılan beş program vardır. Bunlar,

Bilgisayar Programcılığı

Elektrik Programı

İşletme Yönetim

Muhasebe ve Vergi uygulamaları Programı

Sağlık Kurumları İşletmeciliği Programı

Bu programları yürüten  Ermenek Meslek Yüksek Okulu’nda 15 öğretim  görevlisi, 3 okutman, 5 idari personel ve 8 hizmetli görev yapmaktadır.( 1 )

Biz fakülte açılıp açılmaması tartışmasını yapıyoruz ama daha olayların çok gerisindeyiz.  Ermenek’te lisans eğitimi ( 4 yıllık  ) yapan okul da yok.

Ermenek Meslek Yüksek Okulu’nun kendini Taşeli halkından soyutlamış bir hâli var. Halkla bütünleşemiyor. Ermenek halkı da okuluna açıkça sahip çıkamıyor ya da çıkmıyor. Yukarıda ifade ettiğim gibi Karaman Merkez’den bir yıl sonra, Ermenekliler, yüksek okulu,  engelleri  ve zorlukları aşarak  açmışlardı.  Bunların öncülerini de yukarıda yazmıştım. Şimdi Karaman’da 6  Fakülte’de ( biri yeni  açıldı )  8000 bine yakın öğrenci okuyor?  Ya Ermenek’te ,

Ey Ermenek Halkı, Ey Ahali!  Uyanınız ve çevrenize şöyle bir bakınız!

“ Ağlamayan çocuğa meme verilmez.: Sesini yükseltmeyen kimseye hakkını vermezler. Onun için sesinizi duyurmalı ve hakkınızı aramalısınız. Size söylenen “ Hoca bulamıyoruz, hoca yok, hoca getirin hemen dört yıllık yüksek okulu ya da fakülteyi açılım! Söylemleri boş, gerçeği yansıtmayan söylemlerdir. 150 bin nüfusu olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ nde 8 tane üniversite vardır. Türkiye’nin neresinde, fakülte açılması için yöre halkına hoca bulunuz, fakülteyi hemen  açalım lafı söylenmiştir. Yok öyle bir şey, devletin okullarında hocaları devlet bulur. Hoca yok demeleri de işi savsaklama  ve ötelemeden başka bir şey değildir.

Ermenek yakın çevresi ile birlikte  nüfusu  50 bin civarında, Mut, Anamur, Gazipaşa, Karaman Merkez’in dağ köyleri ( Bucakkışla tarafları ), Taşkent, Hadim, Bozkır ve yakınları ile birlikte bu nüfus 150 bindir. Bu saydığım yerler birinci derecede öğrencilerin gelebileceği yerleşim yerleridir. İstanabul Avcılar’dan Taşkent’e okumak için öğrenci geldiği düşünülürse Ermenek’te açılacak bir Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu açılma projesi 76 milyonluk Türkiye’ye hitap eder. Ermenek ve çevresi  halkı işin nereden başlanacağını bilmiyor ama  Ermenek Meslek Yüksek Okul  da kılavuzluk etmiyor ya da edemiyor intibaı var. Adamların sesi çıkmıyor, tık yok. Öğrenilmek istenilen basit bilgileri de vermiyorlar.

Yaklaşık bir yıl önce Ermenek Yüksek Okulu’nun açılış öyküsünü yazarken Okul Müdürü Sayın Ali Can’ı aradım. Yemekte olduğunu söylediler, görüşemedik. Not bıraktım, dönme gereğini de duymadılar. Hâlbuki  ”Yüksek Okulun açılış öyküsü ile ilgili Sayın Halit Bardakçı’nın çalışmalarını Yeşil Ermenek’te yazmıştım. Buna paralel olarak Sayın Prof. Dr. İbrahim Ceylan ve Sayın Rektör Tahsin Kesici’den ve önceki belediye başkanlarımızdan Sayın Halil Akbulut’tan de açıklamalar geldi. Bunlar da Yeşil Ermenek’te yayınlandı. Bunların bir sentezini yapın ve okulunuzun güvenli bir tarihçesini yazdırınız.”diyecektim. okulun internet sitesine bakınca, “Basında EMYO “ başlığı altında Yeşil Ermenek’te çıkan hiçbir yazı kaynak olarak gösterilmemiştir. Bundan da anlaşılıyor ki okulla halk ve Ermenek arasında bir iletişim kopukluğu var. Ya da Yüksek Okul üzerinde Rektörlüğün ciddi anlamda bir baskısı var. Herkes tarafından bilinmesi gereken en ufak okul ile ilgili bilgileri dahi dışarıya vermiyorlar. Çevre ile bütünleşecek yerde, çevreden kendilerini soyutlamışlar gibi bir hâlleri var.

Sonuç olarak, Ermenek’te bir Maden Fakültesi ya da Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu kuruluş çalışmalarına başlanmalıdır. Bu da Taşeli halkının gayretli çalışmaları ve KMÜ Rektörlüğü  iş birliği ile olur. Ermenek’teki aydınlara, iş adamlarına esnafa, nakliyecilere, belediye başkanlarına çok iş düşüyor. KMÜ Rektörüne, Taşeli’nin Kaf Dağın arkasında bir masal ülkesi olmadığını gidip anlatınız (2). Trilyonluk okul yatırımların bir ayağının da Ermenek’te  olmasını talep ediniz..(3 ) En zengininden en fakirine kadar Taşeli halkı Yöresi’ne sahip çıkmalıdır.  Halkımızın kurtuluşu, kız ve erkek ayırımı yapmadan çocuklarımızın okumasını sağlamaktır.  Bu da okullaşma ile olur. KMÜ’ye devletten trilyonlar aktarılıyor. Ermenek’e küçük bir yurt binasından başka bir tesisin  yapılma  çalışması yok. Taşeli’nin her partiden siyasi aktörlerine bir daha hatırlatalım. 12.06.2013. Hasan ŞİMŞEK

---------------------------------------------------------------------

Kaynak EMYO internet sites

KMÜ Rektörü 13 Mayıs 20134’teki  Balkusan   Dil Bayramı etkinliklerine bu yıl da gelmedi. Nihayet EMYO 2013  mezuniyet törenine Sayın Rektör gelme nezaketinde bulundu ama Taşeli Yöresi halkının eğitime olan düşkünlüğünü incelemeden, sorgulamadan Ermenek’ten ayrıldı.

TARİHİMİZİ TANIYALIM

  • Yazdır
  • E-posta
Detaylar
Kategori: Köşe Yazılarım
Yayın tarihi: Perşembe, 02 Mayıs 2013 00:00
Yazar: hasan-simsek
Gösterim: 2468

ERMENEK TÜRKLERİNİN XIII. ve XIV. YÜZYILDA TAŞELİ’NİN TÜRKLŞEMESİ’NDEKİ

ZORLU MÜCADELELERİ VE IZDIRAP DOLU YAŞMLARINIDAN KESİTLER

İranlı İbni Bibi 1280’li yılların başında yazdığı Selçukname adlı eserinde Alaeddin Keykubat’ın 1228 yılında Balkusan ve çevresine uç beyi olarak yerleştirdiği Nure Sufi ve beraberindeki Türkmen çadırlarında yaşayan insanlara  “ Ermenek Türkleri “ diye bahseder. ( 1 )

Nure Sufi kendilerinin yaşam alanlarını genişletip güvenliği sağlamak için Taşeli Yöresi’nde yönetimlerini kabullenmeyen Hristiyanları  bölgeden uzaklaştırarak İçil’in* Türkleşmesine büyük katkı yaptılar. Oğlu Karaman Bey zamanında ( 1256-1261 ) beyliğin temeli güçlenir.

Karaman Bey’in oğlu olan Şemsettin Mehmet Bey ( 1261-1277 ) Beyliği iyice güçlendirince Anadolu Selçuklu Devleti’ne verdiği vergiyi keser.

Şemsettin Mehmet Bey, Anadolu Selçuklu Sultanlarına karşı ayaklanır.  1276’da Anadolu Selcuklu- İlhanlı ordusunu bozguna uğrattı. 1277’de Mısır’da bulunan Memluk Sultanı Baybars’ın Kayseri’ye girdiği bir sırada Konya’yı işgal eder. II.. Keykavus’un oğlu Alaeddin Siyavuş ( Cimri )’u tahta çıkarıp kendisini de vezir ilan ettiğinde tarihler 1277’yi gösterir.

Konya’daki Selçuklu Sarayı’nda ve çevresinde halkın Farsça konuşup yazdığını gören Şemsettin Mehmet Bey yayınladığı bir fermanla Türkçe’yi resmi devlet dili kabul ettirerek Farsça yazışmayı yasaklattır. İbni Bibi’nin yazmış olduğu Selçukname ( Selçuklu Tarihi )’de , bugünkü Türkçeye göre ferman metni şöyle:

“ Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dili’nden başka dil kullanmaya, defterler dahi Türkçe yazıla! “

                                                                                 13 Mayıs 1277

Böyle bir özetlemeden sonra, XIII. yüzyılda Taşeli Yarımadası’nı yurt edinen atalarımızın yaşadığı büyük felaketlerden kesitler vereceğim.

Taşeli Platosunda  zor coğrafi şartlar altında yaşamlarını sürdüren atalarımız XIII. yüzyılda  iç çalkantıların yanında, tarihin iki önemli  en  büyük felâketini yaşarlar.  Bunlardan biri Doğudan gelen Moğol Akınları ve Kösedağ Savaşı (1243 )  ve Moğollar ( onların bir kolu olan ilhanlılar 1256-1336 ) tarafından yakılıp yıkılan Sivas ve Kayseri kentleri ve yerlerinden  olan binlerce insanın güvenli yer aramaları… Dalga dalga yerlerini yurtlarını terk ederek daha güvenli buldukları Batı’ya ve korunaklı yerlere  göçler…

Kösedağ Savaşı’ndan önce Moğol akıları nedeni ile yerinden yurdundan olan Türkmenler  1071 Malazgirt Savaşı sonrası olduğu gibi Anadolu’ya akın ediyorlardı. Baba İshak ( Baba Resul ) Anadolu’ya ya gelen Türkmenlerin ekonomik sıkıntılarından ve bazı huzursuzluklarından da yararlanarak onları kendi etrafında toplamayı başardı. Dini nitelik arz eden bu isyan güçlükle bastırıldı. Bu isyanın güçlükle bastırılması Selçuklu Devleti’nin eski gücünde olmadığını anlayan Moğollara cesaret verdi. Moğolların Anadolu’ya girmesi ile halk büyük acılar ve yoksulluk çekti. Anadolu Selçuklu Devleti Moğollara haraç ve vergi vererek fakirleşmişti. Buna dayanamayan halk, Memluk Sultanı Baybars’tan yardım istedi.  Sultan Baybars, Anadolu’yu Moğolların baskısından kurtarmak için 1277 yılında Elbistan’a geldi. Burada Gürcü ve Selçuklu yardımcı kuvvetleriyle takviyeli Moğol ( İlhanlılar ) ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı.

Moğolların Anadolu’da yaptıkları baskı ve zulme karşı çıkan Türkmenler, zaman zaman baş kaldırıyorlardı. Sultan Baybars’ın Anadolu’da olmasını fırsat bilen yiğit insan Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’yı ele geçirdi. ( 2 ). II. Keykavüs’ün oğlu Siyavuş( Cimri) ‘u sultan ilan etti. Ancak bir müddet sonra Anadolu’ya gelen Moğol kuvvetleri  Mehmet Bey ve Sultan Siyavuş’u öldürdüler. Anadolu Selçukluları Moğol baskıları karşısında ezilirken Anadolu Selçuklularının sağladığı güven ve refah döneminden sonra Karamanoğulları Moğollar karşı mücadeleye devam etti. İlhanlı-Moğol hâkimiyeti,  Anadolu’da yüz yıla yakın sürdü. Tarihçilere göre “ Selçukluların ve Beyliklerin bu ülkeye kazandırdıkları serveti âdeta soymakla bitirememişlerdir.”  Bu dönem  Türkiye Türklerinin ızdırap dolu yılları olmuştur. İlhanlı Devleti’nın yıkılması ile birlikte Anadolu Beylikleri kendi siyasi varlıklarını pekiştirmişlerdir. Karamanoğulları Beyliği de bunların başında gelir.

Anadolu Selçuklu Devleti yalnız Baba İshak isyanları ve Moğol saldırıları ile uğraşmadı.(3) Batı’dan gelen Haçlı Saldırıları ( 1096-1270 )’na karşı koyuşun çoğu mücadelesi, Konya ve çevresindeki  topraklarda geçmiştir. Bu mücadelelerde Türkmenler çok büyük güç kaybettiği gibi ekonomik yönden de çok zayıf düşmüşlerdir. Avrupa’nın eli silah tutan insanlarından şövalyelerinden kontlarından, düklerinden meydana gelen büyük bir Haçlı Ordusu ( 500 bin olduğu söylenir ) Anadolu’ya girdi. Eskişehir yakınlarında Haçlı ordusunun önünü kesen Kılıç Arslan gelen gücün büyüklüğünü anlayarak Anadolu yaylalarında amansız bir gerilla savaşına girdi. Bu büyük saldırı karşısında Taşeli Türkmenleri de nasibin aldı. Denizden ve Karadan Küdüs’e giden yolların kesiştiği yer Taşeli çevresidir. Haçılar, Kudüs’e ulaşmak için deniz kenarından Silifke, Gazipaşa, Anamur’u tehdit ve tahribat uğratırken Konya ve Ereğli’den Gülek Boğazı yolu ile Kudüs’e  giden  Haçlı askerleri de Taşeli’nin iç kesimlerine büyük zararlar vermişlerdir. Deniz yolun takip edenler de Silifke ve Anamur içlerinde korku ve dehşet dolu yıllar yaşatmışlardır.

O dönem Ermenek Türkleri yani Türkmenler bu dev mücadelelerin yanında güneyde Kilikya’da komşuları  Ermenilerle de büyük mücadele vererek yörenin Türkleşmesini sağlamışlardır.

Taşeli Coğrafyası zor bir coğrafya, Osmanlılar’daki adı İçil,  Liva-i İçil’e bağlı kazalar (4) Ermenek, Mut, Karataş ( Silifke ),  Gülnar, Selendi (Gazipaşa)’dir. O yüz yıllarda Alanya , Türklerin denize açılan kapısıdır. Ermenek Türkleri,  X111 yüz yılda tarihin en büyük zulmüne uğramış bir halktır. Doğudan Moğol-İlhanlı saldırıları ve Batı’dan Haçlı Seferleri ve Anadolu’da yaklaşık yüz yıldan fazla süren büyük bir felaket ve ızdırap yaşamışlardır. Atalarımızın yaşam için düşmanlarına karşı kahramanca mücadeleleri, hatırlanmalıdır.

Sonuç olarak, bizim ithal ve suni kahramanlara; sözde  ühreviyatçılara  ihtiyacımız yoktur. Tarihin her döneminde vatanlarına, güçlerinin üstünde her alanda hizmet etmiş atlarımız vardır. Onlar yurt edindikleri vatanları uğruna seve seve canlarını vermişlerdir.

 Öncelikle Türk varlığına, Taşeli Yöresi’ni vatan edinen 1301 gibi  bir tarihte kendi ibadethanelerini açan ( Ulucami ) Müslüman varlığını Haçlılar ve Ermenilere karşı  koruyan ve onun için on binlerce şehit  canı veren atalarımıza  saygı duyup onların adını yüceltmemiz ve onlar adına Fatiha ve mevlid okutmamız gerekmez mi?  02.05.2013. Hasan ŞİMŞEK

_______________________________________________

1) Ermenek Vakfı’nın Sesi Bülteni, Sayı 31,Mayıs 2010.

2) Tarih 1, Ders Geçme ve Kredi Yönetmeliği’ni uygulayan Orta Öğretim Kurumları, Hürriyet Ofset A.Ş. İstanbul 1994.

4) İçil: Bugünkü anlamı ile Silifke, Mut, Ermenek, Gülnar, Gazipaşa, Sarıvelilier, Başyayla ilçelerini kapsayan topraklardır.

Sayfa 49 / 85

  • Başlangıç
  • Önceki
  • 44
  • 45
  • 46
  • 47
  • 48
  • 49
  • 50
  • 51
  • 52
  • 53
  • Sonraki
  • Son

Bizi Ziyaret Edenler

Bugün 21

Dün 32

Haftalık 258

Aylık 1421

Toplam 50566

Currently are 2 guests and no members online

Kubik-Rubik Joomla! Extensions

Gücünü veren Joomla!®