Anasayfa
İMAMLAR NEREYE KOŞUYOR?
- Detaylar
- Kategori: Köşe Yazılarım
- Yayın tarihi: Perşembe, 07 Şubat 2013 00:00
- Yazar: hasan-simsek
- Gösterim: 2353
İMAMLAR NEREYE KOŞUYOR?
02 Ocak 2013 tarihli Yeşil Ermenek gazetesinde yayınlanan “ 2013 Yılındaki Beklentilerimiz Nelerdir? adlı yazımızda (1),
“İl ve ilçelerdeki müftülerimiz ve din görevlilerimiz görev alanındaki hizmetlerini iyi uygulayabilsinler. Taşeli Yöresi hırsızlıklardan, cinayetlerden, kavga ve dövüşlerden en az etkilensin. Mahkemelerdeki ipe sapa gelmeyen uyuşmazlık dosyaları azalsın. Komşu haklarına saygılı ve iyi geçinmenin önemi üzerinde durulsun. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi verilmesi için çalışılsın.” temennisinde bulunmuştuk.
Bu mesajı din adamlarımıza verirken görev alanları dışına çıktıklarını, kendilerin can alıcı görevlerini hiçe sayarak siyasete bulaştıklarını görerek yazmıştım. Bir uyarı mesajı idi. Sendikacı imamların “çiğköfte partisi “ bardağı taşıran son damla oldu. (2 ). Karaman il müftülüğü bir derneği de yanına alarak il milli eğitim müdürlüğünün görevi içinde olan çalışmaları sanki kendi görev alanında imiş gibi icra etmesi ve kamuoyu ile paylaşması Hem de “ Hz.Muhammed’in Hayatını “ öne sürerek okullarda yarışma açması şık bir yaklaşım ve eylem değildir.
Sayın Müftüm,
İl müftülüğünde, Milli Eğitim müfredatındaki dini bilgileri özümseyecek ve anlayacak ve 100 üzerinden 50’yi aşacak şekilde çok az din görevlisi olduğunu hatırlatmak isterim. İlkokul ve ortaokullarda hatta liselerde verilen Din Kültür ve Ahlak Bilgisi derslerindeki bilgiler içerik olarak çok yeterli olduğunu biliyorum. Siz o kitaplarda hangi dini konuların işlendiğini incelediniz mi? Hz. Muhammet’in sadece hayatı ile ilgili verilen bilgiler benim elimdeki ilkokul 4. sınıf kitabında 13. sayfadır. MEB okullarda örgün eğitim verir, siz ise yolda, sokakta, meydanda, evlerde, mezarlıklarda ve camilerde halkla birliktesiniz. Yaygın eğitim çok geniş bir alanda sizlerden hizmet bekler. Diyanet İşleri Başkanlığındaki personelin tahsil seviyelerini ve aldıkları eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla YÖK, İlahiyat Fakülteleri ve Din Öğretim Genel Müdürlüğü ile koordinasyon ve iş birliği sağladığını hatırlatalım. Hâl böyle iken ve İlahiyat ve İslam Enstitüsü mezunu Din ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerimiz yeteri sayıda okullarımızda var iken onların görev alanına şu ve ya bu nedenle bulaşmanız amacı aşar. Siz “ Herkes Onu Okuyor “ kampanyasını açtığınız da ve uygulama safhasına soktuğunuzda ilin valisinin ve milli eğitim müdürünün tayinlerinin çıkmak üzere olduğunu biliyordunuz. Onlardan apar topar bir izin kopardınız. O da belli değil kimden ve nasıl izin aldığınızı açıklayınız. Kuralı ve yetki alanı belirsiz açmış olduğunuz yarışmaya Yeni Valimiz Sayın Murat Koca ve Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Sultanoğlu ne diyecek? Vali Bey’den yarışma adı altında düzenlemiş olduğunuz ve Nisan 2013 yılında gerçekleştirmeyi planladığınız yarışma ile ilgili bir onay aldınız mı? Yarışmanın kuralları, seçici jürisi belli mi? Bunları nerede ilan ettiniz. Sayın müftüm eğitim öğretim çok ciddi bir iştir. Siz il Milli Eğitim Müdürü müsünüz? Yanınıza bir derneği de alarak yetkiniz dışına çıkıyorsunuz. Adı geçen dernek bir plan ve proje çerçevesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğünden izin alarak onların denetim ve gözetiminde yarışmaya yapabilir? Ya dernek sizden güç alıyor ya da siz dernekten güç alarak İl Milli Eğitimin görev alanlarına müdahale ediyorsunuz. Siz, bu konulara meraklı iseniz, isterseniz MEB’e geçer, MEB’te müfredata uygun olarak İl müftülüğünde yapamadıklarınızı yaparsınız. Çocuklara kitap verme konusunda ve Hz. Muhammed’in hayatını öğretme konusunda samimi iseniz, kitapları gönderin cami imamlarımıza, onlar çocuğu olan velilere versinler ya da MEB yetkililerine veriniz onalar okullar kanalı ile çocuklara dağıtırlar. Hem bu konuda niye bu kadar ısrarcısınız, İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosunda Hz. Muhammed’in hayatını ve dinimizin kurallarını öğretecek öğretmen yok mu sanıyorsunuz. Öyle sanıyorum ki Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosundakine yakın ilahiyat mezunu kimseler MEB’te istihdam edilmektedir. Çocukların öğrenim ve eğitim konusunda gözlemlediğiniz bir eksikliği varsa ilgili yerlere raporlayıp göndermek sizin görevleriniz arasındadır ama MEB’teki Din ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin görevlerini yapmayışı ya da yapamayışı imajını vererek onların görev alanına tecavüz (!) etmek doğrusu şık bir yaklaşım değildir.
Sizi haksız yere eleştirmeme adına internet sitenize girdim. İlçe müftülüklerinde bir şey yok, siteler boş. Camilerimize ve tarihi camilerimize baktım Taşeli’ni görmüyorsunuz. (3 ) Bu nasıl anlayış?! Bu nasıl yok sayış? Allah’nı seversen söyler misin? Karaman yarım mı? İl adını tarihin derinliklerinden gelen Karamanoğlulları Beyliği’nin o yöreye din adına toplum adına hiç mi dini hizmetleri olmadı? Bunları neden yazıp konuşmuyorsunuz? Taşeli Yöresi’nde tarihi cami yok mu? Ermenek Ulucami ( 1301)= tarihi cami değil mi? Şimdi onarıma giren Sipas ve Meydan camileri , Akça Mescit, Yukarı Susaklı, Lemos Musa Bey ( Bakımsızlıktan yıkıldı ) Güneyyurt Ebubekir ve Abdüllatıf camileri, Yukarı İzvit camii, Sarıveliler Hacı Salih camisi, Karaman Beyliği eserleri değil mi? Siz ilçelerde görev yapan müftü ve imalara cami mescit, türbe, medrese gibi eski tarihi yapıların durumunu derleyip toparlayın ve ile gönderiniz demediniz mi? Siz görev yaptığınız yerlerin tarihi değerlerini bilmez ve tanımaz mısınız? ( 4 ) Sarıveliler, Başyayla, Kazımkarabekir , Ayrancı ve diğerleri… Medreseler ve türbeler sizin gündeminizde yok mu? Siz başkalarının görev alanlarına gireceğinize kendi görev alanınızdaki işleri daha güzel ve daha az eksikle yapsanız olmaz mı?(5 ) Bırakanız imamlar imamlığını, din eğitimi veren öğretmenler de öğretmenliğini yapsın.
Geçen gün bir okula gitmiş ve selamlaşma ile ilgili çocuklar bilgi vermişsiniz. İyi hoş, hiç yoktan iyi ama sizin daha önce gideceğiniz yerler var, hapishaneler, hastaneler, özürlülerin bulunduğu mekânlar vs.
Dini bilgine ve kendine güveniyorsan Sayın Vali’den izin al, muhtarları, imamları, öğretmenleri toplayınız yetişkinler eğitimi kapsamında ( yaygın eğitim ) konferans veriniz ve yörenizdeki, hırsızlık, kız kaçırma, tarihi eserleri tahribat, kaçak kazı, ipe sapa gelmeyen nedenlerle halkın birbirine girerek mahkemelik olması, küfürlü konuşmaları, intihar olayları için önleyici dini öğütler veriniz. Yöredeki cinayetler ve intiharlar üzerine kafa yorunuz.
Size görevinizi hatırlatma gibi bir görevim ve ödevim yok. Olamaz da, ama ben sizin göreviniz yapmış olsam kalkar Karaman, Ermenek hapishanelerine, düşkünler yurduna gider daha çok insana ulaşır, daha çok insanı bilgilendirir ve onlara moral takviyesi yapardım. Okumak isteyenlere de iş birliği yaptığınız derneğin sağlamış olduğu kitapları verirdim. Daha da cesurca bir atılım yapar sizin gibi bir imam olan KMÜ Rektörü ile görüşür oradaki gençlere dini öğütler verirdim. KMÜ Rektörü İmam- Hatip Liselileri okula davet ediyor, onlarla boy boy resim çektirip poz veriyor. Konferans için sizi niye KMÜ’ye davet etmiyor? Orda 8000 bin civarında genç var.
İl Emniyet Müdürlüğünün kapısını çalınız, onların sıkıntılarını paylaşın ve toplu alanlarda özellikle camilerde hangi konuları işlerseniz faydalı olacağınızın müzakeresini yapınız.
Sonuç olarak,
Okuldaki çocuklara Din ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri yeterli eğitimi veriyorlar? Bu eylemlerinizle okullarda Din ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapan meslektaşlarınızın onurlarını rencide ediyorsunuz. Siz, imam ve vaizlerimiz her kim ise çevre ile ilgili kitap, dergi okumaz mısınız? İnternet sitenizden okumadığınız ve çevrenizdeki dini mekânları tanımadığınız anlaşılıyor. Bir de komşu illerdeki internet sitelerine bakarsanız ( Aksaray, Niğde, ) makam koltuklarının üzerinde T.C. Devletinin kurcusunun resimlerini gururla taşıdıklarını görürsünüz. Siz bunun neresinde duruyorsunuz.
Küçük bir not, internet sitenizdeki “ 2013 yılı meslek bilgi seviye tesbit sınavı duyurusu “ sözcüğündeki “tesbit” in doğru yazılışı “tespit “tir. Lütfen düzelttiriniz.
Siz, görev alanları dışındaki eylemlerinizle nereye koşuyorsunuz? Temennimiz, yasal çerçeve içinde İslam dininin itikat, ibadet ve ahlâki esasları ile ilgili işlerini yürütmenizdir. Sizin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptığınız ve yapmak istediğiniz iş birliği değil yetki tecavüzüdür. İl Milli Eğitim Müdürlüğünden bir talep varsa, onların bu konudaki yetersizliği ve kendilerine olan güvensizliğinin ve yasaları hiçe sayarak görev sınırlarını bilmemeleri elmalarla armutları karıştırmaları anlamına gelir ki ona göre ayrı bir değerlendirme yapmamız gerekir.
Sayın Müftüm,
Toplum içinde yapabileceğiniz çok güzel çalışma alanları var. İl müftülüğünün görevlerini okursanız bunları kolayca görürsünüz. Sendikacı imamlarla ve cemaatlerle siyaset yapmayı ve örgütlenmeyi düşünüyorsanız lütfen kutsal dinimizi ve okullarımızı alet etmeyiniz.
07.02.2013. Hasan ŞİMŞEK
____________________________________________________
1) Şimşek, Hasan , 02.01.2013 tarihili Yeşil Ermenek gazetesi, s.3
2) Şimşek, Hasan , ermenek haber internet sitesi,İmamlar Dokunulmaz Değildir.
3) Bardakçı, Halit, Bütün Yönleriyle Ermenek, Başyayla, Sarıveliler, s.72, İst. 2005.
4) Konyalı. İ. Hakkı, Abideleri ve Kitabeleri ile Karaman Tarihi, Ermenek ve Mut Abideleri s.701,
5) Her ne kadar cami, türbe, medrese, çeşme gibi tarihi yapıların bakım ve onarımı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olsa da kullanıcıların kim olduğu belli.
İMAMLAR DOKUNULMAZ DEĞİLDİR?
- Detaylar
- Kategori: Köşe Yazılarım
- Yayın tarihi: Cuma, 25 Ocak 2013 00:00
- Yazar: hasan-simsek
- Gösterim: 2508
İMAMLAR DOKUNULMAZ DEĞİLDİR?
2 Aralık 2012 Yeşil Ermenek , 3 Aralık 2013 tarihli Sarıveliler Postası’nda “ 2013 Yılındaki Beklentilerimiz Nelerdir? “ yazımdaki paragrafın birinde il ve ilçelerimizdeki din görevlilerinden neler beklediğimizi kısaca şöyle yazmıştık:
“ İl ve ilçelerdeki müftülerimiz, din görevlilerimiz görev alanındaki hizmetlerini iyi uygulayabilsinler. Taşeli Yöresi, hırsızlıklardan, cinayetlerden, kavga ve dövüşlerden az etkilensin. Mahkemelerde ipe sapa gelmeyen uyuşmazlık dosyaları azalsın. Komşu haklarına saygılı ve iyi geçinmenin önemi üzerinde durulsun. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi verilmesi için çalışılsın.” temennisinde bulunmuştuk. O yazımda MEB görevlilerine de çarpıcı mesajlarım vardı. Geçen yıllarda eğitimcilerin idari kadrosunu bir hayli eleştirmiş ve okuyucularımdan bir hayli olumlu tepki almıştım. Öteden beri din görevlilerimizin haber sitelerinde yayınlanan eylemleri ile ilgili bir iki yazı yazmayı düşünüyordum.
“ermenek haber “in internet sitesinde 26 Ocak 2013 tarihli okuduğum bir haber din görevlileri ile ilgili yazımın yazılmasını çabuklaştırdı. Haberin başlığı aynen şöyle “ Türk Diyanet Vakfı Sendika Ermenek İlçe Temsilcisi “ Çiğköfte Partisi Düzenledi “ haberi beni şoke etti. Partiyi düzenleyen kim? Din görevlilerini temsil eden şahsiyet. Bir defa “çiğköfte partisi ” Ermenek’in yemek kültürüne ve dini anlayışımıza mütenasip düşmeyen bir söylem ve eylemdir. Çiğköfte partisi yerine ziyafeti denilebilirdi. “Çiğköfte” Ermenek yemek kültürüne “ parti “ de İslâmi terminolojiye uyum sağlamayan sözcüklerdir. İkram olarak bir topluluğa Ermenek gibi bir yerde batırma, arabaşı, baklava, su böreği gibi yiyecekler; akşam yemeği gibi toplu davetler, ziyafetler olabilir. Hatta en yaşananı ve uyanı da Ermenek’te mevlit okunurken verilen toplu yemek ziyafetleri değil mi?
“çiğköfte “ şovu Ermenek’teki her türlü meslek birliği mensuplarına yakışmayan bir gösteridir. “Çiğköfte Partisi ” de din görevlilerine ve imalarımıza onların meslek yapılarına hiç ama hiç yakışmaz. Haberi okuyunca dehşete düştüm. İçimden bu kadar davranış bozukluğu olmaz dedim. Fotoğrafa baktım, on dört kişiler. Bir kısmı öyle zannediyorum ki yönetici ya da şeref konukları kendilerini resimde göstermekten kaçınmışlar, kafaları gözüküyor.Din görevlileri bir şeyi kutlamak, eğlenmek için meslek mensubu insanları bir araya toplama eyleminde “çiğköfte partisi”nden çok daha önemli etkinlikler yapabilirler.. “ Çiğköfte ve parti “ lafı onların mesleklerine uyum sağlayan bir eylem tarzı değildir. Din görevlileri görevleri dışında, bir toplulukta mevlit okuma, ilahi söyleme, hastanedeki hastaları ziyaret etme, özürlüler evine gitme ve onlarla kısa da olsa bir hoş vakit geçirme din görevlilerine yakışan eylemlerle kendilerini gösterseler toplumda saygınlıkları artar.
Ülkemizde sendikacılık ne yazık ki meslek mensuplarına hizmet etme onların özlük hakları ile uğraşma yerine bir koltuğa sahip olma, siyasi bir partinin çıkarını koruma savaşı hâline gelmiştir.( 1) Bu hastalık önce işçilerde, sonra öğretmenlerde şimdi de imamlarda görülmeye başladı. Mesleklerini yüceltecekleri yerde itibarsızlaştıracak bir duruma doğru gitme izlenimini ne yazık ki yaptıkları eylemlerle gösteriyorlar. Bu tür davranışlardan kaçınmak mesleklerinin onuru adına doğru bir yaklaşım olur.
Çiğköfte Partisi”ne katılan imamların ve mensup olduğu topluluğun, doğal olarak Diyanet mensuplarının halka karşı bir takım dünyevi ve uhrevî sorumlulukları vardır. Din görevlilerimizin meslekleri ile ilgili görevlerini hakkıyla yerine getirebilmeleri için meslekleri ile davranışları arasında bir uyumun olması kaçınılmazdır. Şüphesiz görevlerini hakkıyla yapan, giyimde kuşamda tertip ve düzene önem veren, toplum karşısına pırıl pırıl çıkan mesleğine ve kendisine saygısı olan din görevlilerine sözümüz asla olamaz.
İmamlarımızın, toplumumuzdaki ahlâki değerlerin hızla erozyona uğradığı, aşındığı, dini değerlerimizin siyasallaştırılarak itibarsızlığa götürülmeye çalışıldığı bir dönemde, yaşadıklarımızı görmeli ve görevlerini en iyi biçimde yaparak ahlaki değerlerin korunması ve yükselmesi için uğraşmaları beklentimizdir. 25. 01.2013. Hasan ŞİMŞEK.
1) Öğretmen Sendikaları Ne İş Yapar?

