Anasayfa
FİKRET ÜNLÜ’NÜN MELEKET HASRETİ (3 )
- Detaylar
- Kategori: Kim Kimdir?
- Yayın tarihi: Çarşamba, 22 Mayıs 2019 11:43
- Yazar: alidokur
- Gösterim: 2751
FİKRET ÜNLÜ’NÜN MELEKET HASRETİ (3 )
Bugün 22 Şubat 2019, günlerden Cuma, Rahmetli Fikret ÜNLÜ’nün cenaze namazı Ermenek Sipas Camii’nde alan dar olduğundan Lütfi Elvan Kent meydanı’nda kılındıktan sonra,sevenleri eşliğinde hasret çektiği topraklar doğru yola çıktı ve Balkusan köyünde, Karamanoğlu Mehmet Bey’in türbesinin yanına defni yapıldı. Ruhu şad olsun.
O, artık geri dönülemeyecek bir yolun yolcusu, hasret duyduğu dağlara, çocukluğun geçtiği zor coğrafyanın karlarla bembeyaz kaplı yaylasındaki ebedi mekanına doğru yola çıkarken “MEMLEKETİM” şirinden kaldığımız yerden devam edelim:
Köstebekler görsem
Anızlı tarlalarında,
Sütleğenler gevenler arasında,
Korkak ürkek v e telaşlı
Atmacaların kanatları altında.
Koca kartallar görsem
Yıldız kadar yükseklerde,
Döne döne dolaşan kara kartallar,
Bir başıma baka kalırım
Çocukluğuma gider aklım.
Bir çan sesi duysam
Uzaklardan gelen
Kuzu oğlak melemeleri
Bir kavalı dinlesem
Nerede olursa olsun
Sazın teline dokunsa biri
Bir arı görsem bozkırda
Kır çiçeklerinde
Memleketim gelir aklıma
Yanar mı yanar yüreğim.
Şiirin bu bölümü, çocukluğunu yaşadığı yaylalardaki tarlalarda, sık sık görülen köstebeklerin , telaşlı, korkak ve ürkek davranışlarını, kara kartalların diğer tarla hayvanları üzerine kurduğu baskıyı , avını arayış turlarını dile getiriyor. Bu dizeler Fikret ÜNLÜ’nün şiir yönünün çok güçlü olduğunu gösteriyor. Her babayiğit şairim diyen bir kimse yukarıdaki dizelerde anlam zenginliğini kelimelerle ortaya koyup öremez. Tabi bu dizelerde, çocukluğunu geçirdiği yerlerle ilgili olarak çok derin bir hasret/özlem var.
Yalınayak çocuklar görsem
Kara yağız
Anız yanığı delikanlılar
Belleri bükülmüş
Ellerli Titrek
Gözlerine duman çökmüş
Dedeler görsem
Şalvarlı nineler
Ve deliler görsem sokaklarda
Köylerim gelir aklıma
İçim yanar
Yanar yüreğim
Torosların yaz sıcağında, yalınayak, kara yağız çocuklar, anız yanığı delikanlılar, beli bükülmüş, eli titrek, gözleri duman çökmüş dedeler, şalvarlı nineler onun hafızasına kazınmış yöre insanlarının ve onların durumlarını dile getirmiş yukarıdaki dizelerde. Çaresiz Taşeli halkının bu hâli onu daha derinden etkilemiş ve yüreğini dağlamıştır.
MEMLEKET şiirinin bu bölümünde olağan üstü bir tasvir, insanlarımıza karşı derin bir acıma duygusu var. Sözcükler çok güzel , taştan yapılan evlerin köşelerindeki taşlar gibi yerli yerine oturmuş, düzgün ve hatasız bir örgü ile iç dünyasını çok net ve yalın dışa vurmuş ve güçlü bir şair olduğunu kanıtlamıştır. Oysaki onun böyle bir iddiası yoktur. 21.02.2019 Hasan ŞİMŞEK
FİKRET ÜNLÜ VE MEMLEKET HASRETİ (2 )
- Detaylar
- Kategori: Kim Kimdir?
- Yayın tarihi: Çarşamba, 22 Mayıs 2019 11:42
- Yazar: alidokur
- Gösterim: 2713
FİKRET ÜNLÜ VE MEMLEKET HASRETİ (2 )
Sayın bakanımız 19.02.2019 Salı günü saat 03.30 civarında yaşamın kaybetti. Sevenlerinin başı sağ olsun. 1943 yılında Güneyyurt beldemizde doğan Fikret ÜNLÜ, çok sevdiği memleket topraklarına yolculuğa hazırlanıyor.
Geçen yazımızda Sayın Fikret ÜNLÜ ile nasıl tanıştığımı ve ekonomik krizin içinde iken, Ermenek’e kampüs niteliğinde iki devasa okulu kişisel gayretleri ile nasıl kazandırdığını yazmıştım. Mutlaka her ilçe ve ilde hatta köylerde büyük hizmetleri ve eserleri olduğu muhakkak bunu yerel halk da biliyor ve her yerde teslim ediyorlar. Biz bu yazı serimizde onun siyasetçi olarak yaptığı hizmetleri değil, doğduğu ve çocukluğunu yaşadığı yerlere olan özlemini dile getireceğiz. Önceki yazımda belirttiğim gibi “MEMLEKETİM” şiirinde buram buram Güneyyurt yaylalarının özlemi hissedilir. Bu şiirin ilk dizelerinde,
Ne zaman,
Nerede bir kuş görsem
Gök yüzünde kanat çarpan
Kaya serçelerinin sesini duysam,
Bir ardıç ağacında ibibik,
Kavak dalında bir karga
Ağaçkakanlar görsem
Memleketim gelir aklıma
Dalıp giderim çocukluğuma.
Bu dizelerden anlaşılacağı üzere, Sayın Vekil, yurdumuzun en ücra yerinde ya da dağlarında bir serçe, ardıç ağaçlarında bir ibibik, kavak dalında tutunmaya çalışan kargayı ve ağaçkakanları görünce , Güneyyurt beldesini ve yaylalarını hatırlayıp özlem duyduğu çocukluğunu çağrıştırdığı için duygulanıp,hüzünleniyor.
Bir kelebek görsem örneğin
Pınar başlarında
Dere boylarında
Çayır çimen üstünde
Deve dikenlerinin
Pembe beyaz çiçeklerinde
Memleketim, dağlarım gelir aklıma
Bir kuş olup uçasım gelir
Doğduğum topraklara.
Bu dizelerden anlıyoruz ki Sayın Fikret ÜNLÜ, iyi bir doğa gözlemcisi, pınar başlarında, dere kenarlarında, çayır çimen üstünde uçuşan kelebekleri görünce, memleket özlemi depreşiyor, deve dikenlerinin pembe beyaz çiçeklerinde, memleketinin dağları aklına geliyor.
Bu dizelerde teknoloji yok, örneğin yolculuğunda uçağı dillendirmeyip, kendisini kuşla eşleştirip onun gibi uçarak doğduğu topraklara kavuşma isteğinde.
Bu dizelerde son yüz yılın gelişen ve insanlarla bütünleşen teknolojisinden hiçbir kırıntı yok, geçmiş yüz yılların, bakir doğanın, doğada yaşayan kuşların, böceklerin, bitkilerin tasvirleri dillendiriliyor. Çocukluğuna duyduğumu bu dayanılmaz özlem, bir doğa fotoğrafçısın görselleri gibi canlı ve renkli.
Fikret ÜNLÜ’nün bu şiirine bakılınca onun eğitimciliği yanında, şiire ve doğaya olan düşkünlüğü de görülür. Zaten bir defasında Dil Bayramı etkinliklerinde “insanlarımızın su kaynaklarını/pınarlarını bozduğunu, doğallığa zarar verilmemesi ve korunması gerektiğini “ yakınarak söylemiş ve yaylalarımızın ve pınarların doğallığına dokunulmasının yanlış olduğunu ve korunması gerektiği konusunda insanlarımızı uyarmıştı. 18.02.2019 Hasan ŞİMŞEK

